RECAİZADE EKREM, RECAİZADE EKREM KİMDİR, RECAİZADE EKREM ESERLERİ

recaizade mahmut ekrem eserleri, recaizade mahmut ekrem biyografisi, recaizade mahmut ekrem tek romanı, recaizade mahmut ekrem sözleri, recaizade mahmut ekrem hangi dönem, recaizade mahmut ekrem araba sevdası, recaizade mahmut ekrem roman, recaizade mahmut ekrem araba sevdası özet,

RECAİZADE EKREM, RECAİZADE EKREM KİMDİR, RECAİZADE EKREM ESERLERİ

RECAİZADE EKREM, RECAİZADE EKREM KİMDİR, RECAİZADE EKREM ESERLERİ

RECAİZADE EKREM, RECAİZADE EKREM KİMDİR? RECAİZADE EKREM ESERLERİ, recaizade mahmut ekrem eserleri,  recaizade mahmut ekrem biyografisi,  recaizade mahmut ekrem tek romanı,  recaizade mahmut ekrem sözleri,  recaizade mahmut ekrem hangi dönem,  recaizade mahmut ekrem araba sevdası,  recaizade mahmut ekrem roman,  recaizade mahmut ekrem araba sevdası özet,

(1847-1914)

recaizade mahmut ekrem eserleri,  recaizade mahmut ekrem biyografisi,  recaizade mahmut ekrem tek romanı,  recaizade mahmut ekrem sözleri,  recaizade mahmut ekrem hangi dönem,  recaizade mahmut ekrem araba sevdası,  recaizade mahmut ekrem roman,  recaizade mahmut ekrem araba sevdası özet,

İstanbul’un tanınmış bir ailesinden gelen Recaizade Mahmud Ekrem Bey, İkinci Tanzimat kuşağının ünlü bir nazariyatçısı, şairi ve yazarıdır. Ayrıca Namık Kemal zümresine ömrü boyunca bağlı kalan bir edebiyat yenilikçisi olmakla birlikte siyasi ve sosyal çatışmalara girecek tabiatta değildir. Hayatında büyük çalkantılar, değişmeler ve seyahatler yoktur.

Oğlu Nejat Ekrem’i genç yaşta kaybetmesi ve diğer çocuklarının ölümleri, onu dertli ağlar yüzlü bir baba haline getirmiş ve bu yüzden, edebiyatımızda bir ağlayışlı şiirler çığırı açmıştır. 31 Mart 1914’te ölen Recaizade Mahmut Ekrem, Küçüksu aile mezarlığında, oğlu Nejat’ın yanına gömülmüştür.

EDEBİ HAYATININ BAŞLICA ÖNEMLİ OLAYLARI :

1878’de, Mekteb-i Mülkiye’nin edebiyat öğretmeni iken, verdiği dersleri Talim-i Edebiyat ismiyle yayımlandı. Galatasaray Lisesi edebiyat öğretmeni olarak, Tevfik Fikret gibi genç sanatçılara yeni ufuklar gösterdi. 1896’da eski edebiyat yanlılarına son ve kesin darbeyi vurabilmek için Servet-i Fünun dergisi etrafında tamamıyla batı modelinde bir edebiyat çığırı açılmasına öncülük etti. Recaizade Mahmut Ekrem, biraz aristokrat geleneklere bağlı olarak çok ağır başlı, efendi, fakat Batı törelerine aşırı tutkun, sanatı kendisine dert etmiş bir üstad olarak bilinir.

YAZDIĞI TÜRLER

Recaizade Mahmut Ekrem, asıl ününü edebiyat nazariyatçılığına (teori) dayalı “üstad” şöhretiyle sağlamıştır. Edebi hayatımızda sözüne çok değer verilen ve düşünceleri etrafında büyük fırtınalar koparılan ilk tenkitçilerimizdendir. Bundan başka şiir, tiyatro ve roman türlerinde eserleri ve Fransızca’dan tercümeleri vardır.

NAZARİYATÇI OLARAK

Recaizade’nin bu alanda en önemli eseri Ta’lim-i Edebiyat’tır. Bunun dışında Takdir-i Elhan, 3. Zemzeme (önsözü) ve Takrizat gibi eserlerinde edebi görüşler ileri sürmüş, tenkitler yapmıştır. Bu eserlerdeki düşünceler 2. Tanzimat ve Servet-i Fünun devri şiir ilkelerini anlatması ve onları tanıtması açısından önemlidir.

Recaizade, Batı’ya yönelmiş olan yeni edebiyatı ve özellikle yeni şiirleri etraflı şekilde görmüş, incelemiştir. Eski edebiyatın karşısında yeni sanatın ilkelerini tespit eden ünlü tenkitçi olmuştur. İlk Tanzimatçıların “toplumcu” ilkelerine karşılık, o “tekçi” bir şiiri savunmuştur. Ona göre şiirin “şiir” olmaktan başka amacı olamaz. Çünkü sanatın tek amacı güzelliktir. Şirin temel konuları ; insan ve tabiattır. Tabiat ve insan güzelliklerini anlatmak için üç türlü şiir tarzı vardır. Bunlar:

1-Duygu şiirleri

2-Hayal şiirleri

3-Düşünce şiirleri

Ona göre şiir gerçeğe uygun olmalıdır ancak hayalden de vazgeçmemelidir. ”Hayalsiz şiir renksiz tabloya benzer.” Şiir “ tabii, düzgün ve külfetsiz ” söylenmelidir. Şiirin muhtevası ile biçimi arasında ilgi kurulmalıdır. Bu nedenle, konuya en uygun üslubu vezin ve kafiyeyi arayıp bulmak gerekir. Söyleyişte nezaket ve ahenk önemlidir.bu yüzden sokak dili,hatta konuşma dili şiire giremez.

Eskilerin göz için kafiye anlayışına karşılık, Recaizade kulak için kafiye anlayışını savunmuştur.

Recaizade Mahmut Ekrem, bizde ilk olarak nesirle de şiir (mensur şiir) yazılabileceğini söylemiş ve buna kendi kalemiyle örnekler vermiştir.

ŞİİRLERİ

recaizade mahmut ekrem eserleri,  recaizade mahmut ekrem biyografisi,  recaizade mahmut ekrem tek romanı,  recaizade mahmut ekrem sözleri,  recaizade mahmut ekrem hangi dönem,  recaizade mahmut ekrem araba sevdası,  recaizade mahmut ekrem roman,  recaizade mahmut ekrem araba sevdası özet,

Recaizade, şiirlerini Nağme-i Seher, Yadigar-ı Şebab, Zemzeme, Pejmürde, Naçiz, Tefekkür, Nejad Ekrem adlı kitaplarda toplamıştır.

İlk şiirleri olan Nağme-i Seher’de biçim bakımından bir yenilik yoktur. Eski nazım şekilleri içinde, ince duygularını anlatmaya çalışmıştır. Yadigar-ı Şebab’da ise yenilikler yapmaya başlamıştır. Sonraki bazı şiirlerinde hece veznini de kullanır. Recaizade, şiir üzerinde iyi düşünmüş ve hayli sağlam görüşler sunmuş olmasına rağmen güçlü bir şair sayılamaz. Şiirlerinde ilham tarafı eksik, hayaller oldukça sık ve düşünceleri zayıftır. “Her güzel şey şiirdir” ilkesini benimseyen Ekrem, Türk şiirinin konu ve temalarını oldukça genişletmiş ve bu yönden Servet-i Fünun şairlerini de etkilemiştir.

Recaizade’nin üçü dram: Afife Anjelik, Vuslat- yahut-Süreksiz Sevinç, Atala yahut Amerika Vahşileri ve biri komedya : Çok Bilen Çok Yanılır olmak üzere dört oyunu vardır.Bu oyunlar içerisinde en değerlisi Çok Bilen Çok Yanılır adlı komedyasıdır.

HİKAYE VE ROMANLARI

Recaizade, Şemsa ve Muhsin Bey adlı iki uzun hikaye denemesinden sonra Araba Sevdası romanını yazmıştır. Ana çizgileri romantik yergici bir töre romanı olan Araba Sevdası’nda yazar realist bir yöntem kullanmıştır.

Recaizade Mahmut Ekrem’in en kuvvetli yanı, bizde Batı anlayışına yatkın bir edebiyat nazariyatçısı ve şiir tenkitçisi olmasıdır. Romancılığı ve komedya yazarlığı ise şairliğinden üstündür. Bu demektir ki Recaizade , olmak istediğini olamamış ve tam tersine kendini vermediği alanlarda başarı göstermiştir.

Recaizade Mahmut Ekrem (1847-1914)

Edebiyatımızın yenileşme ve gelişmesinde büyük emeği olan Recaizade Mahmut Ekrem, Mart 1847’de İstanbul’da doğdu. Babasından Süryanice ve Farsça öğrendi. 1858’de ilköğrenimini tamamladı, özel öğrenim görerek yetişti. Mekteb-i İrfan’ı bitirdikten sonra (1858) girdiği Harbiye İdadisi’ndeki öğrenimini sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadı. Resmi görevle Trablusgarp’a gönderildi. 1908’de 2. Meşrutiyet’ten sonra kurulan Kamil Paşa kabinesinde Maarif Nazırı oldu. Namık Kemal’le tanışmasının ardından Encümen-i Şuara’ya katıldı. İlk yazıları Namık Kemal yönetimindeki Tasvir-i Efkâr gazetesinde yayınlandı. 1870’lerden sonra kendisini tümüyle yazılarına verdi. Batı edebiyatından çeviriler yaptı. 1870’te ilk oyunu Afife Anjelik, 1871’de ilk şiir kitabı Nağme-i Seher yayınlandı. Yaşamını yitirdiğinde Meclis-i Âyan üyesiydi.

Edebî Hayatı

recaizade mahmut ekrem eserleri,  recaizade mahmut ekrem biyografisi,  recaizade mahmut ekrem tek romanı,  recaizade mahmut ekrem sözleri,  recaizade mahmut ekrem hangi dönem,  recaizade mahmut ekrem araba sevdası,  recaizade mahmut ekrem roman,  recaizade mahmut ekrem araba sevdası özet,

Recaizade Mahmut Ekrem, tüm edebî hayatı boyunca gençlere edebiyatı öğretme gayreti içinde olmuştur. Edebiyatın yenileşmesi üzerinde yoğun çalışmaları olan sanatçı, Servetifünun edebiyatının da temellerini atmıştır. Bu edebiyatın kurucusu olan Tevfik Fikret, onun Galatasaray Lisesi’nden öğrencisidir. Şinasi ve Namık Kemal gibi birçok edebî türde eserler veren Recaizade Mahmut Ekrem, şiir için her güzel şey şiirin konusu olabilir görüşünü savunmuş ve şiirin konusunu genişletmiştir. O döneme kadar Divan şiir geleneğinin temel ilkelerinden biri olan “göz için kafiye” anlayışını terk ederek “kulak için kafiye” anlayışını benimsemiştir. Bu meseleden dolayı da dönemin eski edebiyat taraftarlarının lideri durumundaki Muallim Naci ile sert tartışmalara girmiştir. Divan şiiri biçimlerini kullanmış; ancak bu biçimlerde zaman zaman değişikliklere gitmiştir. Nesir yönü şiirlerine göre daha başarılı olan sanatçının özellikle eleştirileri önemlidir. Eski edebiyat taraftarlarına yaptığı eleştirilerle o dönemde yeni edebiyatın sesi olmuştur. Edebiyat bilgilerinin yer aldığı Talim-i Edebiyat ve edebiyatımızdaki ilk realist roman olan ve yanlış Batılılaşmayı eleştirdiği Araba Sevdası onun önemli düz yazı eserleridir.

Kısaca özetleyecek olursak;

Tanzimat ikinci dönemini başlatan sanatçıdır. Döneminde üstat olarak tanınır.

Edebiyat kuramcısı olarak yeniliklere öncülük etmiştir. Yol göstericiliğiyle öne çıkan sanatçı, Servetifünûn Döneminin oluşmasını sağlamıştır.

Eski edebiyatı savunanlara karşı yeni edebiyatı savunmuştur. Divan edebiyatını savunan Muallim Naci ile kafiye ve edebiyat konusunda tartışmalara girmiştir. Muallim Naci’nin göz için uyak anlayışına karşı kulak için uyak anlayışını benimsemiştir.

Şiirle ilgili görüşlerini ve eleştirilerini Zemzeme adlı şiir kitabının ön sözünde açıklamıştır.

Şiirle ilgili görüşleri: “Şiirin tek gayesi güzelliktir. Şiirin gayesi olan güzellik tabiat ve insandadır.” Ona göre “Güzel olan her şey şiirin konusu olabilir.” Güzellik gerçeğe uygun olmalıdır. Bu, gerçek sanatın gerçeğidir. “İnsanı düşündüren, insana hüzün veren şiir güzel şiirdir.” Yazar “fikri, hissi ve hayali” olmak üzere üç güzellik olduğunu söyler. Zerreden küreye kadar her şey şiirin konusu olabilir, diyerek şiirin konusunu genişletmiştir.

Şiirlerinde romantizm akımının etkisi görülür.

“Aşk” ve “doğa” şiirlerindeki başlıca temalardır. Yaşamındaki üzücü olaylardan dolayı acı ve keder konusunu da sıkça işlemiştir. Genç yaşta ölen çocuklarının etkisiyle ölüm konusuna da sıkça yer vermiştir. Ölümü hatırlatan doğa manzaraları, romantik ögeler, hüzünlü duygular şiirlerinde sıkça işlenen temalardır.

Hece ölçüsüyle de şiirler yazan sanatçı, çoğunlukla aruz ölçüsünü kullanmıştır.

Şiirlerinde divan edebiyatı nazım biçimlerini kullanmıştır. Yeni nazım biçimlerini denememiştir.

Bütün yapıtlarında sanat için sanat anlayışını benimsemiştir.

Roman ve öykülerinde realizm akımının etkisinde kalmıştır.

Eserleri

recaizade mahmut ekrem eserleri,  recaizade mahmut ekrem biyografisi,  recaizade mahmut ekrem tek romanı,  recaizade mahmut ekrem sözleri,  recaizade mahmut ekrem hangi dönem,  recaizade mahmut ekrem araba sevdası,  recaizade mahmut ekrem roman,  recaizade mahmut ekrem araba sevdası özet,

Şiir: Nağme-i Seher, Yadigâr-ı Şebâb, Zemzeme I-II-III, Tefekkür, Pejmürde, Nijad Ekrem, Nefrin.

Roman: Araba Sevdası.

Öykü: Saime, Muhsin Bey Yahut Şairliğin Hazin Bir Neticesi, Şemsa.

Oyun: Afife Anjelik (İlk romantik dram), Atala Yahut Amerikan Vahşileri, Vuslat Yahut Süreksiz Sevinç, Çok Bilen Çok Yanılır.

Ders Kitabı: Talim-i Edebiyat,

Eleştiri: Takdir-i Elhan, Zemzeme III Mukaddimesi.

Biyografi: Kudemaden Birkaç Şair Takrizat.

Recaizade Mahmut Ekrem Eser Özetleri

Araba Sevdası: Türk edebiyatının ilk realist romanı sayılan bu yapıtta, Batılılaşmayı gereği gibi kavrayamayıp hazmedemeyen ve Avrupa uygarlığının süs, giyiniş gibi yalnız dış yanını görüp taklit eden kimselerin toplum içindeki gülünç durumları gösterilmeye çalışılmıştır. Nazlı büyütülmüş, üstünkörü bir öğrenim görmüş Bihruz Bey, bir Osmanlı paşasının oğludur. Babası ölünce Bihruz’la cahil ve saf annesine büyük bir miras kalır. Yirmi dört yaşlarındaki Bihruz Bey, hazır paranın bitmeyeceğini sanarak kendini gezmeye, eğlenceye kaptırır. Alafranga giyinmek; terziler, garsonlar ve ayakkabıcılar arasında yarım yamalak öğrendiği Fransızca sözcükleri kullanmak onun başlıca meraklarıdır. Kısaca, Bihruz Bey, “Batılılaşma”yı yanlış anlamış bir “züppe” tipidir. Bihruz Bey bir gün, İstanbul’un o zamanki gezinti yerlerinden Çamlıca Tepesi’nde genç ve güzel bir kadın görür. Hayalinde onu kibar bir aile kızı olarak tasarlar. Ona sırılsıklam âşık olmuştur. Ertesi hafta yine oraya gider ve bin bir özenle yazdığı mektubu onun arabasına atar. Fakat bir daha onu hiç göremez. Yemeden içmeden kesilir, yataklara düşer. İşini, annesini ihmal eder. Bihruz Bey, bir daha göremediği Periveş adındaki kadının aşkıyla yanarken dalkavuk ve yalancı arkadaşı Keşfi Bey, Bihruz’a Periveş’in öldüğünü söyler. Âşık Bihruz, şimdi Periveş’in hiç değilse mezarını bulma sevdasındadır. İstanbul’un bir başka eğlence yeri Şehzadebaşı’nda bir ramazan akşamı gezinirken Periveş’e çok benzeyen bir kadına rastlar; onu Periveş’in ablası zanneder; kadından kardeşinin mezarının yerini sorar. Bihruz Bey’in ahmaklığını anlayan Periveş, ona aradığı kadının kendisi olduğunu söyler. Hayalinde yücelttiği sevgilisinin bir sokak kadını olduğunu anlayan Bihruz Bey, büyük bir hayal kırıklığına daha uğrar.

Atala: (Amerika Vahşileri) adlı eseri, Fransız romantiklerinden Chateaubriand’ın aynı adlı romanının tiyatroya uyarlanmış biçimidir. Türk edebiyatında romandan tiyatroya çevrilen ilk eserdir.

Talim-i Edebiyat: Edebiyat ile ilgili teorik bilgilerin verildiği bir ders kitabıdır. Günümüzdeki ders kitaplarının temeli Talim-i Edebiyat’a dayanır.

Kafiye Tartışması

Göz için kafiye, Divan edebiyatında kullanılan Arap alfabesinden kaynaklanan bir anlayıştır. Arap alfabesinde aynı ses, birkaç farklı harfle ifade edilmekteydi. Örneğin Türkçedeki “s” harfi Arap alfabesindeki üç ayrı harfle karşılanmaktaydı. Divan sanatçısı açısından kulak için aynı olan “s” harfinin göz için de aynı olması ve aynı harfin kullanılması gerekiyordu. Ancak Recaizade Mahmut Ekrem buna karşı çıkmış ve kafiyenin kulak için olduğunu söylemiştir.

recaizade mahmut ekrem eserleri,  recaizade mahmut ekrem biyografisi,  recaizade mahmut ekrem tek romanı,  recaizade mahmut ekrem sözleri,  recaizade mahmut ekrem hangi dönem,  recaizade mahmut ekrem araba sevdası,  recaizade mahmut ekrem roman,  recaizade mahmut ekrem araba sevdası özet,

YORUM EKLE