Mısır Alfabesi, Mısır alfabesi harfleri, Mısır hiyeroglif alfabesi ve anlamları

Mısır Alfabesi, Mısır alfabesi çeviri, Mısır alfabesi harfleri, mısır hiyeroglif alfabesi ve anlamları, mısır alfabesi ile ismini yaz, mısır hiyeroglif okuma, mısır alfabesinin adı nedir, hiyeroglif yazısı öğren, hiyeroglif çevirici,

Mısır Alfabesi, Mısır alfabesi harfleri,  Mısır hiyeroglif alfabesi ve anlamları

Mısır Alfabesi, Mısır alfabesi harfleri,  Mısır hiyeroglif alfabesi ve anlamları

Eski Mısır medeniyeti, bıraktıkları eserler, kalıntılar, efsaneler ve hikâyeler nedeniyle dünyada en çok ilgi toplamayı başaran uygarlık olmuştur. Tabi bu eserleri ya da kalıntıları aydınlatmakta kullanılan Eski Mısır yazısı yani Mısır hiyeroglifleri de uzun süre boyunca çok sayıda bilim adamının, akademisyenin ya da maceraperestin dikkatini çekmeyi başarmıştır.

Mısırlılar tarafından yazılmış olan ilk yazı örneklerinin tarihi 5 bin yıl öncesine kadar gitmektedir. Dolayısıyla günümüzde kullanılan pek çok modern alfabenin temeli olan Fenike alfabesinden birkaç bin yıl önce kullanılmaya başlamıştır ve Fenike alfabesine ilham veren, esin kaynağı olan alfabelerden birisi olarak kabul edilmektedir. Çok zor olan bu alfabedeki semboller, bazen bir heceyi bazen bir kelimeyi bazı durumlarda ise bütün bir cümleyi ifade eden sembollerden meydana gelmişti. Dolayısıyla Mısır hiyerogliflerinde çok sayıda (700 kadar) sembol kullanılıyordu. Bu nedenle okuma yazma oranı çok düşüktü. Hatta bu yazıyı okuyabilmek ve yazabilmek için uzun yıllar süren bir eğitim alınması gerekiyordu. Bu nedenle sadece yazı yazmak üzerine uzmanlaşan ve yazıcı olarak nitelendirilen insanlar, ayrı bir meslek grubunu oluşturan ya da sanatçı olarak görülen bir topluluk haline gelmişlerdi.

Kutsal yazı anlamına gelen hiyeroglif kelimesi, çoğu zaman vergi bile ödemeyen bu topluluk tarafından icra edilen bir sanat konumunda bulunuyordu. Yazılar ise soldan sağa, sağdan sola ya da yukarıdan aşağıya doğru yazılabiliyordu. Yazının nasıl yazıldığını ve nasıl okunacağını anlamak için sembollerde kullanılan hayvanların ya da insanların yüzlerinin yönüne bakmak gerekiyordu. Örneğin yazıdaki hayvanların ya da insanların yüzleri sola dönük olarak yapılmışsa, metni soldan sağa doğru okumak gerekiyordu. Tabi bu figürlerin yüzleri sağa dönük olduğunda, metin sağdan sola doğru yazılmış oluyordu ve öyle okumak gerekiyordu.

Hiyerogliflerdeki semboller, heceleri, kelimeleri hatta cümleleri ifade etmek için kullanılabiliyordu.

Mısır alfabesi ya da Mısır hiyeroglifleri kullanılarak yazılan yazılar, 3 farklı yazım tarzı kullanılarak yazılmıştı. Bunlar:

  1. M.S. 300 tarihine kadar kullanılan hieratik, kâtipler ve rahipler tarafından kullanılan bir yazım tarzıydı. Bu kişilerin resmi kayıtları tuttuğu yazım tarzı, Mısır alfabesinin el yazısı ile yazılma biçimi olarak anlatılabilir.
  2. Günlük yazışmalarda kullanılan demotik tarzı, halk tarafından kullanılan yazım tarzıydı. Zaten demotik kelimesinin kökeni olan ‘demos’ kelimesi de Yunanca ‘halk’ anlamına gelen bir kelimedir. Bu yazım tarzında kullanılan semboller daha basit çizimler olarak görünmektedir.
  3. Kıpti Kilisesinin halen kullanmakta olduğu tarz, Yunan alfabesine yapılan 6 harflik ekleme sonucunda ortaya çıkmıştır. Kıpti kelimesi de Hristiyan Mısırlılara verilen isimdir.

Mısır hiyeroglifleri ya da Mısır Alfabesi binlerce yıl kullanıldıktan sonra Hristiyanlığın yayıldığı 2-3. Yüzyıllarda unutulmaya ve kullanılmamaya başladı. Bu alfabenin kullanıldığı en son yazıt M.S.394 yılına aittir. Uzun yıllar kullanılmayan ve okunamayan Mısır hiyeroglifleri, 1799 yılında ve M.Ö. 196 tarihinden kalan bir kitabenin bulunması ve çözülmesi ile tekrar okunmaya başladı. Bu kitabenin özelliği, hiyerogliflerin yanı sıra Yunanca yazılmış olan metni de bulundurmasıydı. Bu sayede yani Yunanca metinden yararlanarak Mısır hiyeroglifleri ile yazılmış olan metin çözüme kavuşturuldu. Böylece Mısır alfabesi ile yazılmış olan tüm metinleri, eserleri, kitabeleri ya da anıtları okuyabilme şansına kavuşulmuş olundu. Dünya tarihinin en çok ilgi çeken uygarlığı hakkında ayrıntılı bilgiler edinilmesi ve karanlık noktaların açıklığa kavuşturulması da bu sayede olanaklı hale geldi. Kısacası Rosetta taşı olarak bilinen ve bu alfabenin çözüme kavuşturulmasını sağlayan kitabe, Antik Mısır uygarlığı hakkındaki pek çok bilinmeyenin kapısının açılmasını sağlayan anahtar görevini yapmıştır.

Matematik ve mimari gibi alanlar, Mısır hiyerogliflerinin çözümü ile bu medeniyetin çağın ilerisinde bulunduğunun kanıtlandığı dallar olmuştur.

Matematik ve mimari gibi alanlar, Mısır hiyerogliflerinin çözümü ile bu medeniyetin çağın ilerisinde bulunduğunun kanıtlandığı dallar olmuştur.

Mısır hiyerogliflerinin çözülmesi, bu medeniyetin astronomi, mimari, müzik, tıp, matematik ve teknoloji gibi alanlarda çağdaşları olan uygarlıklardan çok daha ileri bir konumda bulunduğunun öğrenilmesini, kanıtlanmasını sağladı. Dolayısıyla insanlık tarihin ışık tutmayı başaran en önemli alfabelerden birsinin belki de ilk sırada bulunan alfabenin Mısır alfabesi ya da Mısır hiyeroglifleri olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Hiyeroglif nedir? Nasil okunur?-c1a69_hieroglyphics3.jpg

EskiMısır medeniyeti, Mezopotamya'da aynı tarihlerde kurulmuş şehir devletleriyle birlikte, tarihin en eski uygarlıklarından biri ve döneminin en ileri sosyal düzenine sahip organize devleti olarak bilinir. MÖ 3000'ler civarında yazıyı bulup kullanmaları, Nil nehrinden faydalanmaları ve ülkenin doğal yapısı sayesinde dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı korunmuş olmaları Mısırlılar'ın sahip oldukları medeniyetin ilerlemesine büyük katkıda bulunmuştu.


Ancak bu uygarlık, Kuran'da inkar sisteminin en açık ve net tarif edildiği "firavun yönetiminin" geçerli olduğu bir medeniyetti. Büyüklük taslamışlar, sırt çevirmişler ve inkar etmişler, bunların neticesinde de ileri medeniyetleri, sosyal ve siyasal düzenleri, askeri başarıları onları helak olmaktan kurtaramamıştı. 


Mısırlıların sahip oldukları medeniyet, yaşadıkları olaylar hakkındaki bilgileri eski Mısır yazısı olan hiyerogliflerden öğrenmek mümkündür.

Hiyeroglif nedir? Nasil okunur?-hier1.jpg

18. yüzyıla dek Eski Mısır dilinde yazılmış kitabeler ve yazılar okunamıyordu. Eski Mısır dili hiyeroglifti ve çağlar boyunca bu dil varlığını sürdürmüştü. Fakat MS 2. ve MS 3. yüzyılda Hıristiyanlığın yayılması ve kültürel etkisiyle Mısır, dinini olduğu gibi dilini de unuttu; yazılarda hiyeroglif kullanımı azaldı ve sona erdi. Hiyeroglif yazısının kullanıldığı bilinen en son tarih MS 394 yılına ait bir kitabedir. Bundan sonra bu dil unutuldu ve bu dilde yazılmış yazıları okuyabilen ve anlayabilen kimse kalmadı. Ta ki bundan yaklaşık iki yüzyıl öncesine dek***8230; 

Hiyeroglif nedir? Nasil okunur?-rosetta.jpg

Eski Mısır hiyeroglifi 1799 yılında, Rosetta Stone adı verilen, MÖ 196 tarihine ait bir kitabenin bulunmasıyla çözüldü. Bu tabletin özelliği üç farklı yazıyla yazılmış olmasıydı: Hiyeroglif, demotik (hiyeroglifin el yazısı şekli) ve Yunanca. Yunanca metnin de yardımıyla tabletteki eski Mısır yazısı çözülmeye çalışıldı. Tabletin tüm çözümü, Jean-Françoise Champollion adlı bir Fransız tarafından tamamlandı. Böylece unutulan bir dil ve bu dilin anlattığı tarih aydınlanmış oldu.

Hiyeroglif Yazısındaki Üstün Teknik 

"Gizemli, bilinmeyenli çizgiler, resimler, taslaklar, işaretler, şifreler, insanlar, hayvanlar, masal yaratıkları, bitkiler, meyveler, araçlar, elbise parçaları, örgüler, silahlar, geometrik şekiller, dalgalı çizgiler ve alevler. Bunlar tahtalar, taşlar ve sayısız papirüsler üzerinde bulunurlar. Tapınak duvarlarında, mezar odalarında, anı levhalarında, tabutların, çekmecelerin üzerinde bulunurlar. Mısırlılar eski ulusların yazmayı en çok sevenlerindendir.

Hiyeroglif nedir? Nasil okunur?-300px-hieroglif_z_abydos.jpg

Ne İle Yazılırdı?

Yazıcılar ,mürekkep ve fırça kullanarak papirus denen sazlardan yapılmış özel bir çeşit kağıda yazı yazarlardı. Ayrıca ostraka olarak bilinen kırık çömlek parçalarının üzerine de yazarlardı. 
Mısır hiyeroglif yazısı son derece karmaşıktı.Yazıcı adı verilen kimseler,okumak ve yazmak için özel olarak eğitilmişlerdi.Bu becerileri onlara güç ve saygınlık kazandırıyordu. Yazıcılar tapınaklarda ya da devlet yönetiminde iyi işlere girebiliyorlardı. Çoğunluk vergi de ödemiyordu. 
Daha sonraları Mısırlılar,hiyeroglif yazısının daha kolay bir uyarlaması olan 2 türlü steno yazı geliştirmişlerdir. Hiyeroglif yazısı ise, tapınaklardaki ve kamusal yapılardaki kayıtlarda kalmıştı. Mısırlılar,bir yazı biçimi bulan en eski uluslardan biridir. Onların "alfabeleri" bizim bugün kullandığımız gibi harflerden değil, resim ve işaretlerden oluşmuştu. Mısır yazısına "kutsal yazı" anlamına gelen hiyoroglif adı verilirdi.Bu isim Mısırlıların, yazı yazma yetilerinin onlara ilim Tanrısı Tot tarafından verildiğine inanıyor olmalarından kaynaklanıyordu. Firavun adları kartuş adı verilen oval bir çerçevenin içine yazılırdı.

Göktürk alfabesi için tıklayınız.

Türk dünyasında kullanılan alfabeler için tıklayınız.

Kazak alfabesi için tıklayınız

Kırgız alfabesi için tıklayınız.

Osmanlı alfabesi için tıklayınız.

Rus alfabesi için tıklayınız.

Tatar alfabesi için tıklayınız.

Sağır-Dilsiz alfabesi için tıklayınız.

Bulgar alfabesi için tıklayınız.

Çin alfabesi için tıklayınız.

Yunan alfabesi için tıklayınız.

Enokyan alfabesi için tıklayınız.

Sanskrit alfabesi için tıklayınız.

Kiril alfabesi için tıklayınız.

Viking alfabesi için tıklayınız.

Mors alfabesi için tıklayınız.

Körler alfabesi, Braille alfabesi için tıklayınız.

Mısır alfabesi için tıklayınız.

HİYEROGLİF YAZISI

HİYEROGLİF YAZISI

İlk Çağda Mısır'da kullanılan resim yazısına Yunanlıların verdiği ve "kutsal yazı" anlamına gelen ad. Eski Mısırlıların kullandığı resim yazısı olan hiyeroglif yazıda, her sembol bir sözcük ya da heceyi simgeler. Yazı, soldan sağa ya da sağdan sola doğru okunan karmaşık bir yazı sisteminden oluşmaktadır. 
Kullanılan çizimler hep okuma yönüne doğru çizilmiştir. Yunanca "Kutsal Yazıt" anlamına gelen hiyeroglif, eski Mısırlılar tarafından genellikle tapınak ve mezar duvarlarıyla bazı tabutların üzerinde kullanılıyordu. Ayrıca eski Mısır döneminde üzerinde hiyeroglif yazısı bulunan çok sayıda papirüse de rastlanmıştır. Hiyeroglif yazısı, çeşitli renklerle boyanan ayrıntılı bir yazı türüydü.

1799′da Fransız generali Napoleon Bonaparte beraberindeki şair, ressam ve bilim adamlarıyla birlikte Mısır seferine çıktı. Bu seferden dönüşte çok sayıda tarihî eser, bilim adamları tarafından Fransa'ya getirildi. Bu eserler arasında, üzerlerinde hiyeroglif yazısı bulunan çok sayıda taş ve papirüs de bulunmaktaydı.

Uzun bir süre yalnızca eski çağlarda yapılmış küçük resimler olarak yorumlanan hiyeroglif yazıları, Fransız dil bilimci Champollion (1790-1832) tarafından ilk kez çözüldü. Champollion'un, üzerindeki hiyeroglif yazıları ilk kez çözdüğü, Mısır'dan getirilen taşa Rosetta Taşı adı verilir. Champollion, Rosetta Taşı üzerine kazılı hiyeroglif yazılarını, aynı taş üzerine farklı dillerde, yani biri Mısır konuşma dilinde, diğeri Yunanca olarak yazılmış iki ayrı metinle karşılaştırarak çözmüştür.

Güncelleme Tarihi: 25 Eylül 2018, 18:45
YORUM EKLE