Osmanlı Türkçesi Döneminde Uydurma Sözcükler - Ömür Güner

Osmanlı Türkçesi Döneminde Uydurma Sözcükler, Ömür Güner

Osmanlı Türkçesi Döneminde Uydurma Sözcükler - Ömür Güner

Osmanlı Türkçesi Döneminde Uydurma Sözcükler

Ömür Güner

Bu dönemde Türkçeye olan Arapça ve Farsça etkisi gramatikal düzeyde bir niteliğe sahiptir. Örneğin alıntı sözcüklerin çokluk şekillerinin Türkçe çokluk eki ile değil Arapça-Farsça çokluk biçimleriyle yapıldığı görülür: kütüb(kitaplar), memurin(memurlar), şahan(şahlar), mürgân(kuşlar), bendegân(köleler)...

Bu dönemde Arapça ve Farsça sözcüklerden yeni "uydurma" sözcükler oluşturacak kadar ileri boyutlara varılmıştır. Bu noktada “nezaket” sözcüğü çok ilginç bir örnektir çünkü “nazûk” sözcüğünden türetilen bu sözcük, Arapçada da Farsçada da bulunmamaktadır.(Akalın ve diğerleri, 2012: 192–194). 
Bu dönemde Arapça sözcüklerden türetilen ve bugün de kullanımda olan "imlâ", "ceriha", "felâket", "idrar", "tesâdüf", "müessese", "tatmin", "münakaşa", "sükûnet", "şafak", "tababet", "teessür" gibi pek çok sözcük Arapçada dahi bulunmamaktadır.

YORUM EKLE